28/5/2007 - Yalnızlık hem kutsaldır,hem kutupsal...
Hérkes kendini tahmin ediyor.Hiç kimse,şöyle etraflıca,detaylı biçimde farkında değil kendinin.
(...)
Herkes yalnız aslında.Yapayalnız.Bir de,herkesinkendine özgü bir yalnızlıı var.Birinin yalnızlığı diğerinkinde de uymuyor.
Herkes kendi açısından yalnız!
Herkes kendi açısından yalnız olduğuna göre,yalnızlığın açısı d vr demektir.Kimininki dik açılı,kimninki geniş açılı...En pişsi de dar açılı yalnızlıktır.Buna iflah olmaz yalnızlık da diyebiliriz...
Yalnızlığın açısı olduğuna göre,şekli de olması gerkir.Mantık böyle buyurur.Ama kimse bu şekli görememiştir dünya gözüyle.
Mesela sokakata yürürken,pat diye yalnızlığın şekli çıkmaz karşımıza.Demek ki bu şekil,soyut şekildir.
Bunca muhabbetten sonra,yalnızlığın tanımını yapabilecek kıvama geldk demektir:Yalnızlık,kendini tahmin ve tatmin etme beceriine sahip olancanlılara özgü,değişik açıları olan geometrik şekilli soyut bir kavramdır.
Yalnızlığın,insanın ekseni etrafındaki kişi sayısıylka ya da civar mahallelerdeki yalnızların oranıyla ilgisi yoktur.Bu arada;"En pisi de kalabalık içindeki yalnızlıktır"gibi klişe laflardan da uzak durmak gerekir.Yok öyle bir şey.Kalabalık içindeki yalnızık ne ya...Kalabalık içindeki yalnızlık,sadece cumhurbaşkanı adaylrına mahsustur.Gerisi palavra.
Asıl yalnızlar,yalnızlığı bir stil olarak üstüne yakıştıranlardır.Onların yalızlığı sakil değildir.üstlerinden dökülmez.Pot yapmaz.Kırışmaz.Paalarından yada omuzlarından iki parmak kestirmek geekmez.Kalıp gibi oturur üstlerine.İlik açmaya,düğme dikmeye,overlok çekmeye ihtiyaç kalmaz.
Yalnızlık,kutsal olduğu kadar kutupsal bir kavramdır.Her iki kutupta yarı yaşanır.Bir Eskimo'nun yalnızlığıyla,Afrika'daki balta girmemiş ormanların civar köylerinde yaşayan bir kabile mensubunun yalnızlığı aynı değilir.İklime ve coğrafyaya göre farklılık gösterir.Dağlarda başka yaşanır,denizlerde başka.İç kısımlarda koyu ve sert,kıyı kesimlerdeyse mutedildir.slak ya da cıvık olduğu bölgeler de vardır,kupkuru ve katı olduğu bölgelerde.
Demek ki yalnızlık,yaşandığı yer itibariyle evrensel değil,bölgeseldir.Yaşanma sıklığı ve dünya genelindeki genel dağılımı açısından da evrenseldir.Karışık bir şeydir yani.Tuhaftır.
Sadece coğrafi olarak değilzihinsel olarak da farklı yaşaır yalnızlık.Kimin yalnızlığı depresif,kiminise coşkuludur.Kimi ise takıntılı yalnızlık yaşar.Ama değişmeyen bir tek şey vardır;yalnızın halinden yalnızlar bile anlamaz.
Peki,"Bilmezler yalnız yaşamaynlar / Nasıl korku verir insana sessizlik insana" diyen şair kimdir?Evet,parmakları görmek istiyorum...Orhan Veli tabii...Hani şöyle bi kalıp vardır vardır ya;şair ne güzel açıklamış yalnızlığı değil mi...
Açıklamış açıklamasına da,benim sorum tuzak soruydu...Parmakları görelim ne demek ya...Yalnız değiliz demek.İstersek kaldırırız demek!
Oysa,havaya kalkmış parmakların içindeki her parmak,yalnız bir parmaktır aslında.Yüz tane parmak varsa,pamak kalabalığınan değil değil,yüz yalnız parmaktan söz edebiliriz ancak. O yüzden, verile cevabın doğru yada yanlış olması bile önem taşıma.
Yalnızlığın ötesi nedir,diye soran olursa bu kez ben parmak kaldırırım.Daha doğusu Özdemir Asaf'ın zaten kaldırmış olduğu parmağı,tutar bir daha kaldırırım:"İnsanın kendine mektup yazması / ve dönüp-dönüp onu okuması / yalnızlığın da ötesidir" derim,susarım.
Peki bu söylediklerimi yalanlamak ister gibi"Yalnız değilsin / yalnız değilsin / yüzüme baksan / fark edersin"diyen rock'ın kara kızını,Aydilge'yi konunun neresine yerleştireceğiz o zaman?
"bazı
kendim
bile
kendime
kalabalık
geliyorum" diyen met-üst'e ne diyeceğiz peki? Biz yalnızlıktan kavrulurken sen kendi kendine bu kalabalığa nasıl katlanıyorun diye sormaz mı insan?
Soruyorum o zaman...
P.S._Haftalı Penguen dersisinde alıntıdır..çok beğendiğim bir köşeden alıntıdır.saygılar..
|